Sağlıklı Saçlara Sahip Olabilmek İçin 9 Öneri...

Abartılı ve yanıltıcı reklamlara kesinlikle inanmayın. Kuaför salonlarında, marketlerde, televizyonda, aktarlarda ve internette “saçta mucizeler yaratacağı” iddia edilen o kadar çok ürün var ki hangi ürünü tercih edeceğimizi bilemiyoruz. Bazıları incelen saçları onarma vaadinde bulunurken, bazıları saçın yapısında geçici değişiklikler yarattığını iddia etmekte. Bu iddiaların çoğu bilimsel verilere dayanmıyor; uzun vadede ise saça zarar bile verebiliyor. Ayrıca tüketiciler bu ürünleri satın almak için de bir sürü para harcıyor.

Dermatolojik olarak, yapılan araştırmalar sonucu, saç sağlığımız ve kullandığımız ürünlerle ilgili bazı gerçekler ortaya çıkmıştır.


1. Saç ile ne kadar az uğraşılırsa o kadar sağlıklı olur. “Düzleştiriciler” olabildiğince az kullanılmalı çünkü sık kullanıldığı takdirde saç daha çok hasar görür.

2. Eğer normalden (günde 100-150 saçın üzerinde) saçınızın döküldüğünü düşünüyorsanız ayrıntı ve adres dermatologunuzdur. Ayrıntılı muayene, tetkik ve tedavi gerekebilir.

3. Saçlarınızı nasıl doğru bir şekilde şampuanlar ve kremlersiniz? 
Çok sıcak su ile yapılan şampuanlama ve kremleme saçların kurumasına ve zarar görmesine neden olur. Ilık su, şampuan ve krem için en uygunudur; saçınızı kurutmadan sizi yağlı ve kirli saçlardan kurtarır. Saçlarınızı ıslatmadan önce tarayın. Bu işlem karışmış saçların açılmasını sağlar ve yıkanma sonrası taranmayı kolaylaştırır.
 Saç, en fazla günde bir kez, en az haftada bir kez yıkanmalıdır. Saçı sık yıkamak ya da temizlik, saçı dökmez. Saç tipinize uygun şampuanlar kullanarak, saçlarınızı her gün bile yıkayabilirsiniz. Ancak, uygun olmayan şampuanlar ile saçları sık yıkamak, saçın kurumasına, elektriklenmesine ve parlaklığını kaybetmesine neden olur. Bu amaçla kullanılmak üzere sık yıkamak için uygun “günlük şampuanlar” geliştirilmiştir.

4. Sülfatsız şampuanların etkileri bilimsel verilerle kanıtlanmamıştır. Sülfatlar, şampuanlarda en çok kullanılan deterjanlardır ve saçı köpürterek kir ve birikintilerden arındırırlar. Temizlerken de, saçın doğal yağlarını alıp götürdüğü için boyalı ya da işlem görmüş saçların daha da çok zarar görmesine sebep olur. Ayrıca, sülfat bazı kişilerde temas egzaması da yapabilir. Dolayısıyla egzaması ya da hassas bir cilde sahip olan kişiler bu maddeleri tolere edemeyebilirler. Bu durumu fırsat bilen bazı üreticilerse, sülfatsız şampuanlar üretip araştırmalarla desteklemedikleri bazı iddialarda bulunuyorlar. “Sülfatsız” olanların diğer şampuanlara göre daha yumuşak olduğunu gösteren herhangi bir bilimsel kanıt BULUNMAMAKTADIR. “Sülfat”a alerjisi olanlar için sülfatsız şampuanlar doğru bir seçenek olabilir.

5. Saç şekillendiriciler ile birlikte ısıdan koruyan ürünler kullanılmalıdır. Saç kurutma makineleri, saç düzleştiriciler ya da maşalar saçınıza zarar verebilir. Saçın içindeki su/nem ısınıp buhara dönüştüğünde saçta kabarcıklar oluşmasına yol açar ve sonuç olarak da saç kırılmaya ve çatallaşmaya daha müsait hale gelir. Isının bu olumsuz etkisini tersine çevirmek için saça herhangi bir ısısal işlem uygulamadan önce ısı koruyucu ürünler kullanılabilir. Bu ürünler sprey şeklinde olabilir ya da doğrudan saça uygulanır. Bu ürünlerin içerisindeki koruyucu polimerler ve silikonlar sayesinde saçın üst kısmında adeta ısı yalıtımı sağlanır.
Saçın aşırı ısınmasını engellemenin diğer yolları: Saç kurutma makinelerini ya da düzleştiricileri en düşük ısıda, olabildiğince az kullanmak ve saçtaki uygulama süresini kısa tutmak , fön makinesini saçtan 15-20 cm uzaklıktan kullanmak ve mümkün olduğunca saçın kendi kendine kurumasını beklemektir. Saçı düzenli olarak nemlendirmek ısıdan zarar görmüş saç görünümünü azaltsa da aslen saçı onarmaz.

6. Argan yağı, Pro vitamin B5 , Aloe Vera , kök hücre , keratin içerikli saç kremleri kullanmak brezilya fönü olarak ortaya çıkan keratin tedavisi uygulamalarından daha faydalı ve güvenli bir uygulamadır denilebilir. Brezilya fönü sonunda parlak ve düz saçlara kavuşursunuz. Teknik olarak bir çeşit sıvı keratin içeren yumuşatıcı ve birlikte saçı düzleştirmek için formaldehit türevi ürünler kullanılır. Formaldehit tahriş edici özellikleri sebebiyle gözlere , solunum yollarına ( akciğer, ağız ve burun ) zarar verebilir. bu işlemin etkisi bazen beş aya kadar sürebiliyor ancak bu işlem saça zarar verebilir. Bu nedenle kullanıcıların bazı gerçeklerin bilincinde olması gerekiyor.

7. Saç kalınlaştırıcı içerikler güvenlidir, ancak etkileri geçicidir. Saç kalınlaştırıcı olarak piyasada bulunan ürünler saç kılı gövdesini geçici olarak kaplar ve saçın daha kalın görünmesini sağlar. Ancak saçın doğal yoğunluğunda herhangi bir değişikliğe yol açamazlar. Bu sebeple sonuçları ancak bir sonraki yıkamaya kadar devam eder. Bu ürünler oldukça güvenli ürünlerdir. Sıvılaştırılmış keratin veya dimetikon içerirler. Bu iki madde saç kılı gövdesini kaplayarak saçın daha kalın görünmesini sağlayacaktır.

8. Saç kalınlaştırıcı ve dökülme karşıtı ürünlerden bazılarında ‘Procapil -Follicusan içerir’ ibaresi bulunur. Procapil-Follicusan, saçın yeniden büyümesine ve saç dökülmesinin yavaşlatılmasına yardımcı olan, saça ve saç sağlığına özel olarak üretilmiş bitkisel kompleks aktif maddelerdir. Bu maddeler, incelen saçların yoğunluğunu arttırmak ve gözle görülür bir şekilde saç tellerinin daha kalın olmasını sağlamaya yardımcı olmak amacıyla kullanılabilir.

9. Erkek tipi saç dökülmesi olan veya saçları çok incelen kişiler saç dökülmesi tehlikesiyle karşı karşıyadır. Saç dökülmesi hormonal sebeplere bağlı, kronik bir durumdur; giderek ilerler. Saçı dökülen kişiler bir dermatologa danışıp geciktirmeden doğru teşhisi sağlamalıdır.
Nedeni ne olursa olsun, dökülen, hasarlı ve işlem görmüş saçların bakımı için dermatoloğunuzdan yardım alın.